7252 sayılı Dijital Mecralar Komisyonu Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 28 Temmuz 2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra, 31 Temmuz 2020 tarih ve 31202 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2810 ve 2811 sayılı iki Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, fesih yasağı, tek taraflı ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneğine ilişkin süreler 1 ay süreyle uzatılmıştır.
Bu gelişmelerin…
»
Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Koronavirüs (COVID-19) salgını, tüm dünyada geniş çapta önlemler alınmasına sebep oldu. İlk kez Aralık 2019’da Çin’in Vuhan kentinde görülen koronavirüs, bugün itibariyle 215 ülkede 28 milyona yakın vakada tespit edildi ve 900.000’i aşkın ölüm sayısı ile küresel bir kriz yaratmış durumda.
Türkiye’de 11 Mart 2020 tarihinde Sağlık Bakanı tarafından yapılan basın açıklaması ile ilk vaka tespitinin duyurulmasının ardından vaka…
»
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”), 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, 4 Temmuz 2012 tarihli 6353 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 53. maddesi ile TBK’nun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354. maddelerinin (“Ertelenen Hükümler”) yürürlüğü, kiracının Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiraları (bundan…
»
»
Türk hukukunda, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi; 6769 sayılı SMK yürürlüğe girinceye kadar pozitif bir hukuk kuralı olarak düzenlenmemekteydi. Ancak Yargıtay tarafından, somut olayın özellikleri, Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 2’de düzenlenen genel dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilerek uygulanmaya başlanmış ve sonrasında da yerleşik içtihat haline gelmişti.
Yargıtay’ın bu dönemde marka hakkını ihlal davalarında verdiği…
»
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“MK’nın 4. maddesi uyarınca bir işaretin marka korumasından yararlanabilmesi için ayırt edici nitelikte olması gerekmektedir. Ayırt edicilik unsuru, markanın koruma kapsamının tespiti yönünden önem taşımaktadır ve bir markanın koruma kapsamı da markayı oluşturan unsur(lar)ın ayırt edicilik seviyesine paralel olarak birbirinden farklılaşmaktadır.
Ayırt edici olmayan ve ayırt ediciliği zayıf unsurlardan oluşan markalar “zayıf marka” olarak…
»