Markalar ve Tasarımlar Hakkında 2017'de Sıkça Sorulan Sorular

Rehberler -

1. Bir markayı tescil ettirmek için öngörülen şartlar nelerdir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 4. ve 5. maddeleri uyarınca,

i.         Bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan,

ii.         Marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilen,

iii.         Kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere

her türlü işaret, marka olarak tescil edilebilir.

2. Bir işaretin marka olarak tescil edilmeden de marka korumasından yararlanması mümkün müdür?

Evet. Paris Konvansiyonu 1. mükerrer 6. maddesi anlamında ilgili sektöründe tanınmış markalar,  SMK’nın 6/4. maddesi uyarınca, ülkemizde edinilmiş bir marka tesciline bağlı olmaksızın, sonraki benzer marka tescil/başvurularına karşı koruma altındadır. Ayrıca, tescilsiz bir marka üzerindeki eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği de Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3.  maddesi uyarınca sonraki benzer marka tescil/başvurularına karşı korunmaktadır.

3. Ürün şekli, ambalajı gibi üç boyutlu (3D) işaretlerin Türk Patent ve Marka Kurumu (TürkPatent) nezdinde tescil edilebilmesi mümkün müdür?

SMK’nın 5. maddesinde belirtilen ayırt edicilik şartlarını taşıdıkları, yani bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, diğer bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırabiliyor olma koşulunu karşıladıkları takdirde, ürün şekli veya ambalajı gibi üç boyutlu işaretler de, tıpkı çizimle görüntülenebilen diğer işaretler gibi marka olarak tescil edilebilirler.

4. Markanın tescil başvurusu ya da tescili aşamalarında, markanın kullanımda olması şartı aranmakta mıdır?

Markanın tescili için yapılan başvuru ve/veya markanın tescili aşamalarında ilgili markanın kullanımda olması şartı aranmamaktadır. Ne var ki, SMK’nın 9. maddesi uyarınca, beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın, açılacak bir iptal davası ile kullanılmama nedeniyle iptali talep edilebilir.

5. Türk Hukuku’nda, farklı kişilere ait aynı markaların bir arada var olması mümkün müdür? Buna olanak sağlayan yan yana marka anlaşmaları (co-existence aggreement) ile rıza mektupları (letter of consent) kabul edilmekte midir?

SMK’nın 5/3. Maddesine göre; aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler; önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde tescil edilebilir.

6. Markanın kullanılmama nedeniyle iptali iddiası, TürkPatent nezdinde öne sürülebilir mi?

SMK’nın 26. Maddesine göre markanın kullanılmama nedeniyle iptali iddiası TürkPatent nezdinde ileri sürülebilir. Ancak, bu madde yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra, yani 10 Ocak 2024’te yürürlüğe girecektir.  Bu süreye kadar kullanılmama da dahil olmak üzere bir markanın herhangi bir gerekçeyle hükümsüzlüğü ya da iptali sadece mahkeme nezdinde açılacak bir  dava ile talep edilebilir.

7. Bir markayı tescil ettirmek için izlenmesi gereken idari ve hukuki süreçler nelerdir?

Bir marka tescil başvurusu, öncelikli olarak TürkPatent tarafından resen yapılan mutlak red nedenleri incelemesinden geçmektedir. Resen yapılan bu inceleme üzerine, reddedilen mal ve hizmetler tescil başvurusunun kapsamından çıkarılır ve tescil başvurusu, kabul edilen mal ve hizmetler için Resmi Marka Bülteninde yayınlanır. Yayınlanan tescil başvurusuna karşı iki aylık bir süre zarfında üçüncü kişiler itirazda bulunabilir. TürkPatent’in Markalar Dairesi Başkanlığı’nca resen yapılan inceleme veya üçüncü kişilerce yapılan bir itirazın incelenmesi üzerine verilmiş olan kararlara karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) önünde itiraz edilebilir. YİDK kararlarının iptali için münhasır yargı yetkisine sahip olan Ankara Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri’nde (FSHM), karardan itibaren 2 ay içinde dava açılabilir. FSHM kararları ise Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinafa konu edilebilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararları ise Yargıtay nezdinde temyize konu edilebilir.

8. Bir tasarımı tescil ettirmek için öngörülen şartlar nelerdir?

SMK’nın 56. maddesi uyarınca, bir tasarımın, tescil edilebilmesi için yenilik ve ayırt ediciliğe sahip olması gerekmektedir.

9. Bir tasarımı tescil ettirmek için izlenmesi gereken idari ve hukuki süreçler nelerdir?

Tasarım başvuruları, TürkPatent tarafından SMK m. 64’e göre resen incelenir. Resen yapılan bu inceleme sonucu verilen red kararlarına karşı iki ay içerisinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) önünde itiraz edilebilir. Resen yapılan inceleme sonucu reddedilmeyen tasarımlar ise Resmi Tasarımlar Bülteni’nde yayınlanır. Yayınlanan tescile karşı üç aylık bir süre zarfında üçüncü kişiler itirazda bulunabilir. İtirazlar YİDK tarafından incelenir. YİDK kararlarına karşı münhasır yargı yetkisine sahip olan Ankara Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri’nde (FSHM) dava açılabilir. FSHM kararları ise Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinafa konu edilebilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararları ise Yargıtay nezdinde temyize konu edilebilir.

10. Bir marka ve/veya tasarıma ilişkin ihtilafın TürkPatent nezdinde çözümlenememesi ve Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri’ne taşınması halinde, taraflar yargılama sürecinde de, TürkPatent nezdinde sunulan deliller ile bağlı mıdır? 

Her ne kadar bu hususla ilgili olarak açık hüküm bulunmamaktaysa da, Yargıtay’ın yakın tarihli kararları uyarınca, tarafların TürkPatent nezdinde yürüyen idari süreç kapsamında sundukları deliller ile hukuki süreçte de bağlı olacağı öngörülmektedir.

11. TürkPatent nezdinde gerçekleştirilen yayına itiraz ve karara itiraz gibi işlemler için vekaletname sunulması gerekli midir? Mahkemeler nezdinde yapılacak işlemler için vekaletname gerekli midir ve sunulacak vekâletnameler için şekil şartı nedir?

SMK’ya göre TürkPatent’e yapılan yayına itiraz/karara itirazlar için vekaletname sunulması zorunlu değildir. Ancak TürkPatent vekilin yetkili olup olmadığını teyit etmek amacı ile her zaman vekaletname sunulmasını talep edebilir.

Mahkemeler nezdinde yapılacak işlemler için ise vekâletname sunulması zorunlu olup, vekaletnamelerin noter onaylı olması gerekmektedir. Yabancı kuruluşlarca sunulan vekâletnamelerin ise mutlaka Lahey Konvansiyonu’na göre düzenlenmiş apostil içermesi gerekmektedir. Apostil yerine, en yakın Türk Konsolosluğu’ndan alınan onay da geçerli olmaktadır.

12. Neler fikir ve sanat eseri kapsamına girer ve bu kapsamda koruma altındadır?

Bir fikir ürününün fikir ve sanat eseri olarak nitelendirilebilmesi için, mutlaka;

i) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2-5. maddelerinde belirlenen ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri ve sinema eserleri tanımlarından birini karşılaması;

ii) sahibinin hususiyetini taşıması

gerekmektedir. Fikir ve sanat eserleri tescil şartına bağlı olmaksızın, yaratılışlarından itibaren koruma altındadır.

13. Markalar, tasarımlar ve fikir ve sanat eserlerine uygulanan temel uluslararası anlaşmalar hangileridir?

Bu temel uluslararası anlaşmalar; Fikri Mülkiyet Haklarının Korunması Hakkındaki Paris Konvansiyonu (Paris Konvansiyonu), Dünya Ticaret Örgütü’nün Kuruluşu Hakkındaki Marakeş Anlaşması Ek 1C, Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS), Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütünün Kuruluşu Hakkındaki Anlaşma, Fikir ve Sanat Eserlerinin Korunması Hakkındaki Bern Konvansiyonu ve Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tescili Hakkındaki Lahey Anlaşması’dır.

14. Marka, tasarım ve fikir ve sanat eseri korumasının her birinden aynı anda faydalanılması mümkün müdür?

Her bir fikri mülkiyet hakkından yararlanmak için gerekli olan bütün şartlar sağlandığı takdirde bu koruma mümkün olabilecektir. Dolayısıyla, bir işaret hem marka, hem tasarım hem de fikir ve sanat eseri olarak tescil edilebilir ve koruma altına alınabilir.

15. Fikri mülkiyet hukuku ihtilafları ile ilgili olarak hangi Mahkemeler görevlidir?

Türkiye’nin üç büyük şehri olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk ve Ceza İhtisas Mahkemeleri görevliyken, diğer şehirlerde fikri mülkiyet hakları ile ilgili meselelerin çözümünde Asliye Hukuk, Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir.

Aboneliğinizi Yönetin

Güncel hukuki görüşlerimiz ve etkinliklerimiz hakkında özelleştirilmiş bilgilendirme için abone olun.

×

Etik değerlerle inşa edilmiş, küresel ölçekte saygı gören kırk yıllık bir yolculuk. Hikayemizi keşfedin.