Patent ve Faydalı Modeller
1. Verilen veya geçerli kılınan bir patentin Türkiye’de kullanım zorunluluğu var mıdır ve eğer var ise, bunu kullanmamanın sonuçları nedir?
6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 130. Maddesinin 1. fıkrası şu şekildedir:
“Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır. Kullanımın değerlendirilmesinde pazar şartları ve patent sahibinin kontrolü ve iradesi dışındaki şartlar göz önünde tutulur.”
Uygulamaya ilişkin bir not olarak; kullanımın ispatı bir ithalat belgesi örneğin malların Türkiye’ye ithal edildiğini gösterecek şekilde Türk Gümrüğü tarafından onaylanan gümrük beyanı ile yapılabilir. Patentin kullanılmaması halinde, bu durum doğrudan hak kaybına yol açmaz. Ancak SMK m. 129 uyarınca patent üçüncü kişilerin zorunlu lisans taleplerine açık hale gelebilir. Bu durumda, zorunlu lisans talebi bir mahkemeye yapılır ve patent sahibi bu patentin Türkiye’de kullanılmakta olduğunu her zaman ispatlayabilir.
2. Türkiye’de eğer işçilerin buluşları işverenden bedel almaya hak kazanmış ise, bu bedel ödeme yükümlülüğü mucit şirketten ayrılsa dahi devam eder mi?
SMK madde 113. uyarınca, çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş, hizmet buluşudur. Çalışanların hizmet buluşları kapsamına girmeyen buluşları serbest buluşlardır.
İşveren bir hizmet buluşuna ilişkin olarak kısmi veya tam bir hak talebinde bulunabilir. İşveren çalışanı bu talebinden yazılı olarak haberdar eder. İşverenin işçinin hizmet buluşunun tamamı üzerinde hak iddia etmesi halinde, işçiye yapılan yazılı bildirim üzerine hizmet buluşuna ilişkin tüm haklar işverene geçer ve çalışanın işveren tarafından ödenecek makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteme hakkı doğar. Bu hak mucidin şirketten ayrılması halinde de devam edecektir.
3. İhtiyati tedbirler – verilmeleri için aranan şartlar nelerdir? Herhangi bir ihtiyati tedbirin temyiz edilme süreci nasıldır?
SMK madde 159’a göre, SMK uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınaî mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Dahası, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesine göre, taraflardan her biri devam eden hukuki süreçler boyunca veya bu süreçlerin başlamasından önce Mahkeme’ye ihtiyati tedbir talebiyle başvurabilirler. İhtiyati tedbir talepleri, herhangi bir gecikmenin telafisi imkânsız ve büyük zararlara yol açması ihtimalinin bulunduğu hallerde kabul edilir. Eğer patent sahibi kişi Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesine delillerin tespiti için başvurursa, uygulanma bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na nazaran önceliği olan SMK hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Bir ihtiyati tedbir talebinin başarısı tamamen delillerin niteliğine bağlıdır.
Aleyhine ihtiyati tedbir verilen taraf bu ihtiyati tedbir talebine karşı istinaf yoluna başvurabilir.
4. Tıbbi bir ürünün satış ruhsatı için yapılan başvuru ile birlikte sunulan verilerin korunması için ne tür veri koruma düzenlemeleri vardır?
Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 9(3) maddesi tıbbi bir ürünün satış ruhsatı için yapılan başvuru ile birlikte sunulan veriler için veri imtiyazı öngörmektedir. Söz konusu madde uyarınca:
Veri imtiyazı süresi, Gümrük Birliği Alanında yer alan ülkelerden birinde 1/1/2001 tarihinden sonra ilk defa ruhsatlandırılmış orijinal ürünlerden 1/1/2005 tarihine kadar Türkiye’de herhangi bir jenerik ruhsat başvurusu yapılmamış olanlar ile Gümrük Birliği Alanında yer alan ülkelerden birinde 1/1/2005 tarihinden sonra ilk defa ruhsatlandırılacak orijinal ürünler açısından geçerli olup, Gümrük Birliği Alanında ilk defa ruhsatlandırıldığı tarihten başlayarak molekülün Türkiye’deki patent süresi ile sınırlı olmak üzere 6 (altı) yıldır.
5. Tıbbi ürünün onaylanmasından sonra pazar münhasırıyetine yönelik ne tür düzenleyici hükümler bulunmaktadır?
Pazar münhasırıyeti sağlayan hükümler sadece patent koruması ve veri münhasıriyetidir. Türkiye’de ilk jenerik ilaç için EKS (Ek Koruma Sertifikası) veya pazar münhasırıyeti bulunmamaktadır.
6. Orijinal tıbbi ürününe atfen kısaltılmış jenerik satış izni (ruhsat) başvuruları hakkında bir fikri mülkiyet hak sahibinin bilgi almasına ilişkin bir prosedür var mıdır?
Evet. Danıştay 10. Dairesi 06.03.2007 tarihli kararında, “Hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilmesinde, idarenin faaliyetlerini objektif esaslara göre ve güvenilir bir sistem içerisinde yürütmesinde, etkili ve önemli araçlardan birisi “idarenin şeffaflığı ilkesi” olup, bu ilkeyi tamamlayan haklardan en önemlisi de bilgi edinme hak ve özgürlüğüdür. Bilgi edinme hakkı ilgililerin karar alma süreçlerine katılabilmelerine, denetim mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilebilmesine ve hak arama özgürlüğünün etkili bir şekilde kullanmasına olanak sağlamaktadır. Ticari işletmeleri korumak, haksız rekabeti önlemek ve serbest piyasa ekonomisinin tam işlemesini sağlamak için bilgi edinme hakkına bazı sınırlamalar getirilebilmesi mümkündür. Ancak, belirtilen amaçla konulan gizlilik kuralı; ticari işletmelerin sahip oldukları bilimsel veriler ile ekonomik ve mali durumlarını ve pazarlama tekniklerini kapsayan “ticari sır” niteliğindeki bilgilerin gizli tutulması ile sınırlıdır. Yukarıda aktarılan Sözleşme hükümlerine göre, buluş sahibi ilaç üreticilerince orijinal ilaç ruhsat dosyasına sunulan verilerin idare tarafından, haksız rekabete karşı etkili şekilde korunup korunmadığının buluş sahiplerince denetlenebilmesi, sahip oldukları ilaç ruhsatları referans gösterilmek suretiyle yapılmış olan kısaltılmış ruhsat başvurularının varlığından bilgi sahibi olmaları ile mümkündür. Buluş sahibi üreticilerce yapılan bilgi edinme amaçlı başvuruların, gizlilik kuralı ileri sürülerek tümüyle reddinin; hak arama özgürlüğünün etkili şekilde kullanılmasının kısıtlanması anlamına geleceği açıktır.” şeklinde yaptığı gerekçelendirme ile, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın (“SB”) buluş yapan şirketin yasal temsilcilerinin, şirketin ruhsatlı ilacına atfen yapılan kısaltılmış başvurular hakkındaki bilgi alma isteğini geri çeviren kararını iptal etmiştir. Bu karardan sonra, SB fikri mülkiyet hak sahiplerinin yasal temsilcilerinin resmi taleplerine cevap vermekte ve bu tür kısaltılmış ruhsat başvurularının olup olmadığı, var ise başvuranların sayısı, tarihi ve ismi hakkında bilgi vermektedir.