Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2 Mayıs 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır ve 2 Ağustos 2013 itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmelik bilhassa takviye edici gıdalara ilişkin olarak kaleme alınan ilk yönetmelik olmakla kalmayıp, aynı zamanda takviye edici gıdalar için tesis edilecek kontrol ve onay mekanizmasına ilişkin benzersiz…
»
Kozmetik ürünlere ilişkin ambalaj ve etiketleme gereklilikleri 5324 sayılı Kozmetik Kanunu ile TİTCK tarafından yayımlanan Kozmetik Yönetmeliği (“Yönetmelik”) kapsamında düzenlenmektedir.
Kanun ve Yönetmelik’e ek olarak; Kozmetik Ürünlerin Tanıtım Faaliyetlerine İlişkin Kılavuz ile Sağlık Beyanı ile Satışa Sunulan Ürünlerin Sağlık Beyanları Hakkında Yönetmelik (“Sağlık Beyanı Yönetmeliği”) halen yürürlüktedir, bu da Sağlık Bakanlığı’ndan ön izin almadan sağlık beyanı ile ürün…
»
Kişisel veriler ile kişisel sağlık verilerinin korunması konusu 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında düzenlenmektedir. KVKK kişisel verilerin işlenmesine ilişkin genel bir kural getirmektedir ve buna göre, söz konusu veriler yalnızca veri sahibinin açık rızası ile işlenebilecektir.
Özel nitelikli kişisel veriler (kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da…
»
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) uyarınca, eser sahibi, eseri meydana getiren kişi olarak tanımlanmakta olup Anglo-Sakson hukuk sisteminde kabul edilen work made for hire (“ücret karşılığı yapılan eser”) kuralı Türk hukukunda geçerli değildir. Eseri yaratan hak sahibi (sahipleri), eserin yaratılması ile birlikte eser üzerindeki mali ve manevi hakların münhasıran sahibi olmaktadır.
Eser sahibinin, eser üzerindeki manevi haklarının devri mümkün olmamakla…
»
Günümüzde telif hakları internet ortamında en çok ihlal edilen haklar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Fikri mülkiyet haklarının çevrimiçi ortamlarda ihlali halinde, hak sahiplerinin haklarının korunması için dünyadaki pek çok ülkede yaygın olarak uygulanan ve hızlı bir yöntem olan “Uyar-Kaldır Sistemi” Türk hukukunda da benimsenmiştir.
Ülkemizde fikri haklar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) vasıtasıyla korunmaktadır ve FSEK uyarınca bir eserin…
»
Fikri Mülkiyet hukuku temelde eser sahiplerinin yaratıcılığını ilgili eserler üzerinde kendilerine imtiyazlı haklar sağlayarak ödüllendirmekte ve sağlanan telif hakkı koruması kapsamında eserin sahibinin izni olmadıkça çoğaltılmasını, umuma iletilmesini, temsilini yahut başka şekillerde kullanımını yasaklamaktadır. Buna karşılık temelde Anglosakson hukuk düzeninde uygulama alanı bulan “Fair Use” (“Adil Kullanım”) doktrini telif hakkı sahibinin izni olmaksızın, telif…
»
Genel olarak tüm Fikri Mülkiyet Hakları bakımından olduğu gibi, FSEK kapsamında koruma altında olan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlali halinde, hak sahibinin, diğer hukuki haklarının yanı sıra, ihlal sebebiyle doğan zararının tazminini talep etme hakkı da bulunmaktadır.
FSEK madde 70, eser sahibinin mali ve manevi haklarının ihlal edilmesi halinde, talep edilebilecek tazminata ilişkin ayrı düzenlemeler yapmıştır. Buna göre, eser sahibi, manevi…
»
Telif haklarının diğer fikri mülkiyet hakları ile özellikle de marka ve tasarımlarla kesişmesi Türkiye dâhil birçok yargı çevresinde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hakların kesişmesi, bir fikri ürünün hem telif hukuku hem de marka veya tasarım hukuku gibi diğer fikri ve sınai haklar kapsamında korunmasını ifade eder.
Türkiye’de, bir fikri ürün, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) kapsamında eser olarak korunabilmesi için gerekli şartları ve 6769 sayılı…
»
Televizyon yapımcılığı sektöründe büyük önem taşıyan fikri çalışmaların ürünü olan program formatlarının, Türk hukuku kapsamında genel olarak hukuki niteliği belirlenmemiş olduğu gibi tam bir tanımı da bulunmamaktadır. Bununla beraber Uğur Çolak, “Televizyon Program Formatlarının Korunması” adlı eserinde program formatlarını: “Dijital iletişim de dâhil olmak üzere herhangi bir yayın biçimine konu programın birden çok sayıda bölümünden her birinin ne şekilde yapılacağını, ne…
»
Türk hukukunda, karşılaştırmalı reklamlara, çok uzun yıllardan bu yana, dürüst ve doğru olması koşuluyla, izin veriliyor olmasına rağmen; bu kavramın açık tanımı ilk defa, 10 Ocak 2015 tarih ve 29232 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde (Yönetmelik) “Tanıtımı yapılan mal veya hizmete ilişkin hususlarla aynı amaca ya da aynı ihtiyacı karşılamaya yönelik rakip mal veya hizmetlere ilişkin hususların…
»
Ticari reklamların dürüst ve doğru, ticari reklamlarda yer alan iddiaların doğruluğunun ispatlanabilir olmaları esastır. Uygulamada, reklamların yanıltıcı olup olmadığının ve reklamların doğruluğunun tespiti en sık karşılaşılan ve yanıtlaması en güç sorulardan birisidir. Zira Türk Hukuk sisteminde yanıltıcı reklam yasak olmasına rağmen yanıltıcı reklamın ne olduğuna ilişkin bir tanım yapılmamıştır. Genel olarak yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi, dürüstlük kuralına aykırı…
»
Çocuklara yönelik reklamlar ile ilgili olarak reklam mevzuatında detaylı ve sınırlayıcı düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerin amacı genel olarak çocukları, tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edebilecek reklamlara karşı korumak olup bu türden reklamların yasak olduğu en başta açıkça belirtilmiştir. Reklam Kurulu da incelediği reklamlarda ve kararlarında özellikle bu hususa dikkat etmekte; ebeveynlerin çocuklarına yönelik sevgi, şefkat, bağlılık gibi…
»