Görüşlerimiz

Paydaşlarımızı ve müvekkillerimizi Türkiye'deki yasal gelişmeler hakkında güncellemek için bilgi ve uzmanlığımızı paylaşıyoruz.

Filtreler

Yer Sağlayıcıların Telif Hakkı İhlalinden Sorumluluğu

Güncel Yazılar -

İnternet ortamında en çok ihlal edilen haklardan biri telif hakları olup, günümüzde müzik, film, karikatür gibi eserler üçüncü kişiler tarafından eser sahiplerinin izni olmadan çeşitli internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, video izleme ve dosya paylaşım platformlarında yayınlanmaktadır. Nitekim yakın zamanda, ünlü karikatüristlere ait karikatürlerin izinsiz olarak bir takım internet sitelerinde paylaşılması ve bununla ilgili eser sahipleri tarafından başlatılan… »

Telif Hakkı İhlali Halinde Tazminat Sorumluluğu

Güncel Yazılar -

Genel olarak tüm Fikri Mülkiyet Hakları bakımından olduğu gibi, FSEK kapsamında koruma altında olan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlali halinde, hak sahibinin, diğer hukuki haklarının yanı sıra,  ihlal sebebiyle doğan zararının tazminini talep etme hakkı da bulunmaktadır. FSEK madde 70, eser sahibinin mali ve manevi haklarının ihlal edilmesi halinde, talep edilebilecek tazminata ilişkin ayrı düzenlemeler yapmıştır. Buna göre,  eser sahibi, manevi… »

Sipariş Üzerine Yaratılan Eserlerde Hak Sahipliği

Güncel Yazılar -

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.01.2020 tarih ve E. 2019/11-474, K. 2020/26 sayılı kararında, sipariş verenin meydana getirilen eseri kullanımının kapsamı ve ilgili kullanımlar bakımından eser sahibinin mali haklarının devri için ayrı bir sözleşme yapılmasının gerekli olup olmadığı değerlendirmiştir. Uyuşmazlığa konu olayda davacı, davalı şirkette satın alma müdürü olarak çalıştırmakta olup davalı şirketin siparişi üzerine bir bilgisayar programı hazırlamıştır. Davacı… »

Teknik Fonksiyon Telif Korumasına Engel Mi?

Güncel Yazılar -

Günlük kullanıma yönelik, teknik fonksiyonu da bulunan, ürünlerin görünüm özelliklerinin telif korumasından yararlanıp yararlanmayacağı son yıllarda tartışılan bir konu haline gelmiş ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (Divan) kararlarında da kendine yer bulmaya başlamıştır. Divan’ın 11 Haziran 2020 tarihli ve C-833/18 sayılı SI, Brompton Bicycle Ltd ve Chedech/Get2Get kararında teknik fonksiyonu olan ürünlerin görünüm özelliklerinin telif korumasından ne şekilde… »

Genel Olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

7 Nisan 2016 tarihinde, kişisel verilerin korunmasına ilişkin özel kanun Türkiye’de yürürlüğe girmiştir: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kişisel Verilerin Korunması Kanunu”). Bu, özellikle kişisel verilerin korunmasını düzenlemesi bakımından Türkiye’de yürürlüğe girmiş ilk kanundur. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Türkiye’deki mevzuatı AB mevzuatı ile uyumlaştırmaya yönelik atılmış bir adım olup verilerin korunmasına ilişkin 95/46/EC sayılı Direktif… »

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Uygulanması

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri, kişisel verileri işleyen ve aktaran veri sorumlularına uygulanmaktadır. Veri sorumlularının söz konusu süreçler için üçüncü taraf veri işleyenlerin hizmetlerinden faydalanmaları halinde kanun bu tarafları, kişisel verilerin korunmasını temin etmek ve kanuna aykırı her türlü erişim veya işleme faaliyetini engellemek üzere öngörülen teknik ve idarî tedbirlerin tamamının alınması konusunda müştereken sorumlu tutmaktadır. Kişisel… »

Kişisel Verilerin Hukuka Uygun Olarak İşlenmesi

Kişisel Verilerin İşlenmesi Kişisel veriler aşağıdaki hukuki sebeplere dayanılarak işlenebilir: Veri sahibinin açık rızasının bulunması; Kanunlarda açıkça öngörülmesi; Fiili imkansızlık nedeniyle rızası alınamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin veya bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması; Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin… »

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Açık Rıza

Açık rıza belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu tanım, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında her türlü rızanın yeterli olmayacağını öngörmektedir. Veri sahibi, ne için rıza verdiğini bilmeli ve rızasını açık bir biçimde ifade etmelidir. Örneğin, Türkiye’de İngilizce bilmeyen kişilerden İngilizce dilinde alınacak rıza açık rıza sayılmayacaktır. Dahası, zımni rıza Kişisel Verilerin… »

Kişisel Verilerin Üçüncü Kişilere Aktarımı

Veri sahibinin açık rızası alınmış ise veya söz konusu aktarım için öngörülen diğer hukuki sebeplerden biri geçerli ise özel nitelikli kişisel veriler ve özel nitelikli olmayan kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılabilir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda üçüncü kişinin tanımı yer almamaktadır. Bu nedenle, herhangi bir kişi veya teşebbüs (veri sorumlusu ve veri sahibi dışında) üçüncü kişi sayılabilir. Bu da özellikle veri sorumluları ve veri işleyenler arasında… »

Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarımı

Kanun’un 9. maddesi uyarınca, kişisel veriler yurt dışına, yalnızca (i)ilgilinin açık rızası alınması koşuluyla yahut (ii) Kanun’un 5/2 veya 6/3 maddelerinde ifade bulan yasal sebeplerinin bulunması (açık rıza haricinde) ve kişisel verinin aktarılacağı yabancı ülkede yeterli korumanın bulunması şartlarının bir arada bulunması durumlarında aktarılabilmektedir. Bu düzenlemeye rağmen yeterli korumanın bulunduğu ülkeler hâlihazırda Kurum tarafından ilan edilmiş olmadığından… »

Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarımı

Özel nitelikli kişisel veriler ve özel nitelikli olmayan kişisel veriler, veri sahibinin açık rızası ile yurt dışına aktarılabilir. Ayrıca, diğer hukuki sebepler kişisel verilerin yabancı bir ülkeye aktarımı bakımından da geçerli olacaktır. Bununla birlikte, aktarımın diğer hukuki sebeplere (açık rızanın alınmış olması hariç) dayalı olarak yapılabilmesi için verinin aktarılacağı ülkede “yeterli koruma” bulunmalıdır. Kurul tarafından, yeterli koruma sağlayan ülkelerin bir… »

2021 Yolsuzluk Algı Endeksi’nin Özel Sektörde Yansımaları

Yolsuzluk ifadesi genellikle görev kapsamında yer alan yetkilerin kişisel menfaat için kötüye kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Yolsuzluk neticesinde kamusal güven ortadan kalktığı gibi ülkelerin potansiyellerini açığa çıkarmaları da engellenir. Bu konuda yapılan birçok çalışma, yolsuzluk ile sürdürülebilir ekonomik büyüme arasında negatif bir korelasyon olduğuna işaret etmektedir. Sağlıklı bir girişim, yatırım ve ekonomik büyüme ortamı, en temelde şeffaflık ve hesap… »

Aboneliğinizi Yönetin

Güncel hukuki görüşlerimiz ve etkinliklerimiz hakkında özelleştirilmiş bilgilendirme için abone olun.

×

Etik değerlerle inşa edilmiş, küresel ölçekte saygı gören kırk yıllık bir yolculuk. Hikayemizi keşfedin.